• DOLAR
    9,7540
    %1,58
  • EURO
    11,3403
    %1,32
  • ALTIN
    564,50
    %2,01
  • BIST
    1.484
    %0,30
Düziçi modeli tekrar canlanıyor

Düziçi modeli tekrar canlanıyor

Güneyin Sesi Gazetesi- Osmaniye’nin Düziçi ilçesindeki dönemin İlköğretmen Okulu’nun kampüs alanı şimdilerde farklı türden birçok liseyi bünyesinde barındırıyor. Kent protokolü, bir zamanların öğretmen yetiştirme geleneğiyle anılan kampüsü günümüz eğitim sistemiyle sentezleyip tekrar canlandırmak için ilk adımları atıyor.

Türkiye’nin ilk köy enstitülerinden olan Osmaniye Düziçi ilçesindeki Düziçi Köy Enstitüsü, enstitülerin kapatılmasının ardından 1952 yılında İlköğretmen Okulu olarak hizmet vermeye başladı. Öğretmen yetiştirme geleneğiyle bölgede mihenk taşı olan İlköğretmen Okulu da 1976 yılında alınan kararla kapatılıp çeşitli isimlerle eğitim insanı mezun etmeye devam etti.  140 bin metrekarelik alana sahip kampüs günümüzde farklı türden birçok liseyi bünyesinde barındırıyor. Kentin ileri gelenleri ise öğretmenlik mesleğini özümsemiş kampüsü çağdaş eğitim sistemiyle harmanlamak için çalışma başlattı.

Düziçi Anadolu Öğretmen Lisesi Eğitim Müzesi’ni ziyaret eden Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, “1940 yılında yapılıp eğitim öğretim hayatına başlamış Düziçi Eğitim Enstitüsü’nün alanındayız. Bu alanda yapılan tüm çalışmalar eğitim alanında verilen tüm faaliyetler ve bu alanda kullanılan tüm eğitim evrakları dokümanları eğitim aletlerinin hepsi müzemizde sergilenmektedir. Gerçekten çok kendine has orijinal bir müze ve eğitim alanında çok fazla eğitim verecek nitelikte Düziçi ilçemizde faaliyet göstermektedir. Ben de bu müzemizi gezmekten tam bir eğitim kampüsü olan bu alanı incelemekten çok mutlu oldum. İnşallah inanıyorum ki bu alan, bu yerler bu eserler insanlarımıza eğitim alanında çok daha önemli hizmetler verecek ve vermeye devam edecektir” dedi.

Bölgede 80 yıllık öğretmen yetiştirme geleneği olduğunu söyleyen Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürü Aydın Albak,  “Bu bölgenin 80 yıllık öğretmen yetiştirme geleneği var. Çok kaliteli öğretmenler yetiştirmiş ve bu anlamda çok güzel işler yapmış. Bu kampüste bu durumun en güzel örneği ilk önce köy enstitüsü olarak açılmış daha sonra öğretmen okuluna dönüşmüş daha sonra eğitim enstitüsü olarak değişmiş daha son yeniden öğretmen okuluna dönüşmüş yani sürekli öğretmen yetiştirme geleneğine kavuşmuş bir yer. Çok kaliteli öğretmenler bu bölgeye her yere dağılmış bu bölgede her ailede 3-5 tane öğretmen var. Öğretmenlik mesleğini özümsemiş bir ilçemiz. Osmaniye ilimiz 550 bin nüfusa sahip işte her anlamda büyümeye ve gelişmeye aday ve önü açık bir kentimiz. Eğitim fakültesi olmamasının acısını biz milli eğitim olarak yaşıyoruz. Burada bir eğitim fakültesinin olmasını hem temenni ediyoruz hem de arzuluyoruz. Binaların yapılış dönemindeki ne kadar emek harcandığı ortada yine Eğitim Tarihi Müzesi’ndeki o çevrenin özelliklerinin çok iyi şekilde korunması endemik bitkilerinin korunmuş olması o hayvan türlerinin hala korunuyor ve sergileniyor olması ve çocuklarımızın hizmetinde olması müthiş bir değer yani Türkiye’de tek. Sayın Valimiz buranın o öğretmen yetiştirme geleneğine tekrar devam etmesi için tekrar eğitim fakültesinin hizmet etmesini de arzuluyor. Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alınmış bir bölge her taşın her toprağının koruma altına alındığı bir bölge.  Burada yeniden yenileme çalışması yapmak çok kolay bir şey değil Rolöve planlarımızı hazırladık. Çukurova Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi tarafından planlarda hazırlandı hocalarımız tarafından takdir edersiniz kolay değil restore ederken o özellikleri de korumamız lazım. O dönemde öğrencilerin kendilerini değer kattığı atölyeleri ve diğer değerleri günümüz sistemine göre uyarlayarak hizmet vermek istiyoruz.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM