• DOLAR
    6,7810
    %0,39
  • EURO
    7,3727
    %0,10
  • ALTIN
    359,00
    %0,34
  • BIST
    8,4099
    %0,74
EMEP Gaziantep: Yaşlıya Kolonya, Yoksula Dua, Kimine Kıyak, Kimine Fatura

EMEP Gaziantep: Yaşlıya Kolonya, Yoksula Dua, Kimine Kıyak, Kimine Fatura

Çin’de ortaya çıkan ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle bugüne kadar 13 bini kişi yaşamının yitirdi. Dünya’da hızla yayılan virüs Türkiye’de de 1236 koronavirüs vakasının yanısıra 30 kişinin de ölümüne sebep oldu. 

Güneyin Sesi Gazetesi- Ekonomi, üretim, sosyal yaşamı da doğrudan etkiyelen koronavirüsten (Kovid-19) korunmanın yolları diğer ülkeler gibi Türkiye’de de uygulamaya geçildi.

Emek Partisi Gaziantep İl Örgütü, bu salgının fabrika işçilerinin üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik yazılı basın açıklamasında bulundu.

Basın açıklamasını yapan Emek Partisi GYK (Genel Yönetim Kurulu) Üyesi Umut Yeğin basın açıklamasına “Yoksulluk, yolsuzluk, ekonomik kriz, deprem, çığ, şiddet, savaş derken şimdi de tüm dünyayı etkileyen Korona virüs salgını ile karşı karşıyayız” ifadeleriyle başladı.

“İşçilerin Neşesi de Sağlığı da Hiçe Sayılıyor!”

Yeğin, Sağlık Bakanlığının “evde kalın” çağrısına ekonomik kaygılardan evde kalamayanların olduğunu belirtirken sözlerine şu şekilde devam etti: “On binlerce işçinin yaşadığı Gaziantep’te çalışmak zorunda olan işçiler evde kalamıyor.  Virüs ile mücadele kapsamında patronların “neşe”sini yerine getiren bir paket açıklayan Erdoğan, işçilerin, emekçilerin alması gereken önlemleri ise yine görmezden gelmiştir. Koronavirüse yakalanan vaka sayısının ve yaşamını yitirenlerin sayısının her geçen gün arttığı bu günlerde işçilerin büyük bir kısmı hâlâ sağlıkları hiçe sayılarak çalıştırılmaya devam ediyor. Çalışmaya devam eden fabrikaların büyük bir bölümünde virüsün işçilere bulaşmasını önleyebilecek yeterli tedbirler alınmış değil. İşçiler her vardiyada yine her zaman olduğu gibi onlarca kişiyle bindikleri servislerle fabrikalarına gidiyorlar ve bu durum işçilerin sağlığı açısından büyük bir tehdit taşıyor.”

“Salgının Faturası Da İşçilere Ödetiliyor!”

Başpınar Organize Sanayide bulunan bazı fabrika patronları geçici olarak üretimi durdurmuş olsa da işçileri yıllık izne çıkmaya zorlayarak bu salgının ve getirdiği sonucun faturasını da yine işçilere kesmekten geri durmuyor diye konuşan Yeğin: “İşçilerin yıllık izin hakkını da gasp ediyorlar. Yıllık izni olmayan işçileri ise ücretsiz izne çıkarılıyorlar. Bazı fabrikalarda ise patronların bu sınır tanımayan kâr hırsı işten atmalara kadar varıyor. Ayrıca sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesinin acı sonuçlarını çok yakıcı bir şekilde yaşıyoruz. Koronavirüs salgını bir kez daha kanıtladı ki özelleştirme insan sağlığına zararlıdır. Özelleştirme furyasını canhıraş savunan ve uygulayan AKP iktidarı geç de olsa özel sağlık kuruluşları ile vakıf üniversite hastanelerinin Kovid-19 tedavisinde hizmete sokulduğunu açıkladı. Ancak tüm bunlara rağmen yapılan virüs testlerinin sayısı arttırılmış değil” ifadelerini kullandı.

Yeğin: “Elbette kişisel tedbirleri alma, kuralları uygulama önemlidir ancak salgınla baş etmek toplumsal bir sorundur ve sistematik müdahale ve tedbirler gereklidir. Burada esas görev ve sorumluluk elbette siyasi iktidarındır. Toplum sağlığının korunması ve salgının durdurularak geriletilmesi için;

  1. Ekonomik krizin yarattığı küçülme ve durgunluğun yanı sıra salgın nedeniyle yaşanacak herhangi bir ekonomik durgunluğun sebebi işçiler, emekçi halk kesimleri değildir. İşverenlerin, sanayicilerin ve tüccarların ekonominin bozulması kaygısıyla uyarıları ve beklentileri işçi ve emekçiler için yeni hak gasplarını işaret etmektedir. Bugüne kadar işsizlerden çok patronlara teşvik fonu haline getirilen işsizlik fonunun daha fazla yağmasının gündeme getirilmemesi için bir neden yoktur. Dünya çapında bir sorun haline gelen bu salgın ile mücadelede sermaye sahipleri de yükümlülük almalıdır.
  • Acil ve zorunlu haller dışında durdurulacak üretim ve hizmetler nedeniyle ücretli izin uygulamasına gidilmeli, işsizler için herhangi bir koşula bağlı olmadan işsizlik fonundan aylık bağlanmalıdır.
  • Zorunlu üretim hallerinde herhangi bir ücret kısıtlamasına gitmeden (tam ücretli) çalışma süreleri kısaltılmalıdır.
  • Riskli ve çalışması zorunlu olan fabrikalarda çalışan sayısı kadrolu olarak arttırılmalıdır.
  • İşten atmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin uygulamasına son verilmelidir.
  • Fabrika ve işyerlerinde periyodik sağlık kontrol birimleri olmalı ve bu önlemler işçilerin de dahil edildiği bir denetim ile yapılmalı.
  • Fabrika ve işyerlerinde işçiler için en fazla iki saate bir zorunlu molalar sağlanmalı, bu molalarda işçilerin açık hava ve hijyen ihtiyaçları giderilmelidir.
  • Yemekler bağışıklığı güçlendirecek bir şekilde yeniden düzenlenmeli.
  • Okulların kapalı olduğu süreler için okul çağında olan çocukların ebeveynlerinden birinin ücretli izinli olması sağlanmalıdır.

 

  1. Sağlık hizmetleri ulaşılabilir, ayrımsız ve ücretsiz hale getirilmelidir. Sağlık emekçilerine periyodik olarak virüs testi yapılmalı, koruyucu tedbirler ise bir an evvel sağlanmalıdır.
  2. Öğrenci yurtları yerine geçici olarak, kamu kurumları sosyal tesisleri, misafirhaneler, turizm işletmeleri ve oteller, sağlık hizmeti sunmaya ve karantinaya geçici sağlık hizmeti vermeye uygun hale getirilmelidir.
  3. Mültecileri siyasi hesaplaşmanın ve devletlerarası pazarlığın politikasına malzeme yapmaktan vazgeçilmelidir. Mültecilerin bulunduğu veya geçiş noktası olarak kullandığı alanlar başta olmak üzere kamplar ve mülteci yerleşim alanları toplum sağlığına, insani yaşam koşullarına uygun olarak yeniden gözden geçirilmeli ve buralarda sağlık hizmetleri, barınma, temizlik, su, elektrik vb. gibi gerekli tıbbi ve insani tedbirler alınmalıdır.
  4. Yurttaşların su, elektrik, doğal gaz borçları nedeniyle yürütülen takibata son verilmeli, kritik olan bu süreçte ücretsiz kullanım için planlama yapılmalıdır. 15 Temmuz sürecinde ulaşım hizmetlerinde metropollerde yapılan uygulama ile ücretsiz hizmet verilebileceği görülmüştür. Ayrıca yine hijyenin önemli olduğu bu süreçte ihtiyaç duyan yurttaşların barınma sorununa çözüm bulunmalıdır. Temizlik ve dezenfekten ürünlerine ücretsiz ve kolay ulaşım sağlanmalıdır. Bu düzenin yarattığı yoksulluk sorununu çözmek yerine belli kesime yapılan sosyal yardımlar hemen hemen her belediyenin övünç nedeni olabilmektedir. Demek ki kaynak vardır ve istenirse halka hizmet için kaynak yaratılabilmektedir. Olası kaynak kısıtlı gerekçelerinin maddi temeli yoktur” diye konuştu.

Emek Partisi olarak işçi, emekçi halka seslenen EMEP GYK  Üyesi Umut Yeğin: “Gücümüz birliğimizdir. Gelin birlikte mücadele edelim ve birlikte değiştirelim. Sağlık hakkımıza da yaşamımıza da birlikte sahip çıkalım” dedi.

Güneyin Sesi Gazetesi

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM
Bronşitte Teşhis Ve Tedavi Büyük Önem Taşıyor - guneyinsesigazetesi.com: […] Sigarayı bırakana 250 TL prim Köpekler Hastalıklı
2020-02-10 10:06:06