• DOLAR
    8,5537
    %0,06
  • EURO
    10,1593
    %0,22
  • ALTIN
    497,00
    %0,07
  • BIST
    1.361
    %0,09
Koronavirüs Varken Nasıl Bir Ramazan Bizi Bekliyor

Koronavirüs Varken Nasıl Bir Ramazan Bizi Bekliyor

Ramazan ayı kapıda. 10 gün sonra ilk oruç tutulacak. ‘11 ayın sultanı’ bu kez COVID-19’un dünyayı kasıp kavurduğu bir zamana denk geliyor. Cemaatle yapılan belli başlı ibadetler askıda. Aileyi bir araya getiren büyük iftar yemekleri de olmayacak. O zamana kadar bu salgın biter mi? Oruç tutmanın bağışıklık üzerine bir etkisi var mı? 

Güneyin Sesi GAZETESİ- YENİ tip koronavirüs teşhisi konulan iç hastalıkları uzmanı Dr. Ahmet Faruk Yağcı, karantinanın 8. gününde. “Sadece biraz ateşim var, şimdi hastanedeyim. Düne kadar ise evdeydim” diyen Yağcı, tedavisinin başarıyla devam ettiğini söylüyor. COVID-19 hastası bir tıp insanı olarak önümüzdeki 10 günlük süreçte, virüsün yayılma hızının hangi noktada olacağını soruyorum. Yağcı, “Şu an önemli bir süreçten geçiyoruz. Hastalık yaygın. Pozitiflik oranlarında artış var. Bir kısım da semptom göstermeden hastalığı geçiriyor. Şu an artık pik yapmaya doğru gidiyoruz. 10 günlük süreçte, 25 Nisan gibi pik yapabilir. Buna göre de Ramazan Bayramı’yla beraber gündemimizden biraz daha düşeceğini tahmin ediyorum. Zira belli bir süre sonunda şimdi hasta olanlar bağışıklık kazanmış olacaklar. Virüsün geçebileceği insan sayısı seyreldikçe günlük vakalarda azalacak. Bizdeki ölüm oranlarının düşüklüğü de büyük bir şans. Bayramda salgın biter demiyorum! Ancak gündüzümüz gecemiz artık virüs, virüs, virüs olmaz! Biraz daha rahatlama olabilir” diyor. Yağcı’nın bir de uyarısı var: “Hiçbir hastalığınız yok ve gençseniz sorun yok, ama 65 yaş üzeri ya da kronik hastalığı olanlar aman dikkat! Oruç tutmanız sıkıntı yaratabilir.”

ORUÇ VÜCUDA FAYDALI

Nasıl bir Ramazan bizi bekliyor

ALIŞVERİŞ KURALLARINA DİKKAT EDİN

BİLİM Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Güvenli bir şekilde alışveriş yapmalıyız. Bunun için tenha zamanları tercih etmekte fayda var. Yığılmalar olmamalı” diyor. İşte size doğru alışveriş rehberi.

1 Liste çıkarın: Alışverişe gitmeden ne alacağınıza karar vermiş olun. Raflar arasında
fazla dolanmayın.
Alacağınızı alın ve çıkın.

2 Sosyal mesafeyi koruyun: Başka müşteri ve çalışanlarla aramızdaki 1-2 metrelik mesafeyi koruyalım. Maske kullanıyor olsak dahi bu mesafeyi korumak önemli.

3 Maske takalım: Karşımızdaki kişilerin de maskeli olmasına dikkat edelim. Eğer değilse nazikçe ikaz edelim.

4 Kapalı/ambalajlı ürünleri tercih edelim: Elimizle değil gözümüzle seçelim. Her ürüne dokunmayalım. Günlük değil en az 3-4 günlük alışveriş yapalım ki sık sık markete gitmeyelim.

5 Poşetler çöpe, eller yıkanacak: Ambalajı açarken ürünle ambalajı temas ettirmeyin. Ambalajı açtıktan sonra ürüne dokunmadan önce ellerimizi yine yıkayalım.

TERAVİH NAFİLE NAMAZIDIR ŞART DEĞİL

İLAHİYATÇI yazar Arif Arslan: “Salgın nedeniyle oruç tutmakta hiçbir beis görmüyorum. Fiziki olarak, vücudun savunma mekanizmaları oruç sayesinde daha da güçleniyor. Peygamber efendimiz de ‘Her hastalığın temeli midedir, şifası perhiz, perhizi de oruçtur’ diyor. ‘Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz’ hadis-i şerifiyle de bizlere bu güzel ibadetin hem dünya da hem de ahirette büyük kazançlar sağladığı ve sıhhat için ne kadar önemli olduğu bildirilmiştir. İnsanlar yediğine içtiğine dikkat edip orucunu gayet rahat tutabilirler. Teravih ise şart değildir. Nafile namazıdır. Vakit namazları ve cumayı da evde kılıyoruz. Dikkat edilmesi gereken budur.”

BAĞIŞIKLIĞINIZI KUVVETLENDİRİN

İÇ hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya oruç tutarken bağışıklığı yüksek tutmanın elimizde olduğunu söylüyor. Kaya, “Beslenme yetersizliği yapmadan, kalori kısıtlaması yapmayı becerebilirsek, oruç hücreleri yeniler. Ancak bizler, maalesef geleneklerimizden dolayı yanlış iftar ve sahur sofrası kuruyoruz. Akşama kadar aç kalıp sonra kuş sütü eksik olmayan sofralara oturuyoruz. Pide, börek, makarna, pilav, ana yemek derken sofradan 2 günlük doymuş şekilde kalkıyoruz. Akabinde sahura kadar gelsin tatlılar, gitsin çerezler. Bağışıklığı çökerten yanlış beslenme şeklimizHele ki böyle bir salgın döneminde sofralarda sadeleşmeye gitmek şart. Mesela sebze ağırlıklı bir çorba, bir çeşit ana yemek, salata, yoğurt, belki bir parça pide iftar için yeterli. İllaki iftariyelik derseniz pastırma, sucuk gibi çeşitlerden tadımlık küçük parçalar halinde, yanına biraz domates, salatalık, 2-3 zeytin koyarak bir tabak yapabilirsiniz. Yatana kadar da bir şey yenmeyecek. 23.00 gibi çok mu acıktınız? Belki bir kâse yoğurt ya da bir adet meyve. Sahurda ise yumurta, peynir, bol yeşillik ve bir dilim pide kâfi. Siyah çaydan ise vazgeçmek lazım. Çay susuzluğu arttırır. Limonlu yeşil çay, ıhlamur tercih edilebilir” diyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM